Hafta sonunu hem dinlenmek, hem spor yapmak icin planlayan genc kari-koca, kentten hayli uzaktaki golf kulubune gitmisler.. Genc kadin topa bir cakmis.. Sangir.. Agaclarin arasindaki bir koy kulubesinin cami paramparca.. Ozur dilemek icin kosarak gitmisler..Kirik camin arkasinda, odanin ortasinda golf topu, topun yaninda kirik bir sise.. yaninda da bir adam.."Ozur dileriz, tazmin ederiz" derken kari koca, delikanli bir isaretle onlari susturmus. "Ne ozuru, asil ben size tesekkur borcluyum" diye.. Kari koca saskin saskin bakarken anlatmis.. "Ben cinim.. Tam 3 bin yildir bu sisenin icinde hapistim. Sizin topunuz siseyi kirdi, beni kurtardi. Simdi ikiniz de benden bir sey dileyin.. Aynen yapacagim. Yalniz dileklerinizin yerine gelmesi, benim dilegimi de sizin kabul etmenize bagli.. Yani iki sizden bir benden..” "Peki" diye atlamis, koca sevincle.. "Bankada 10 milyon dolarim olsun..” "Oldu" demis, cin..Kadina donmus.. "Ya siz.." "Sehrin en guzel villasi benim evim olsun. Saraylar gibi.. Hizmetcileri,usaklari, bahcivanlari ile..” "Oldu" demis cin.. "Simdi sira bende.. Ne olur garip bulmayin..Uc bin yil bu sisenin icinde.. Oyle ozledim ki.. Bu genc ve guzel kadinla bir kez sevismek istiyorum, bu dunyadan kaybolup cinler dunyasina gitmeden once..” Genc kadin yakisikliya icten icten bakarken, koca once kizar gibi olmus,sonra dusunmus.. "Bu cin.. Yokolup gidecek. Kimse de bilmeyecek. Bankada 10 milyon dolar, 10 milyon dolarlik da bir saray.. Bu firsat kacirilir mi?..” Cinle kadin, yan odaya gecmisler.. Kendilerini yataga atmislar..Tam 2 saat suren bir unutulmaz seans.. Sonunda kadin giyinirken, cin sormus..
"Kocaniz kac yasinda?..” "Otuzbes" demis kadin.. "Niye sordunuz?..” "Bu devirde, bu yasa gelmis, hala cinlere inaniyor da..”
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Efendim, gemi batmis. Alti kisi, besi erkek biri disi kurtulmus, bir issiz adaya cikmislar. Birkac hafta gecmis, hepsinin icine fena halde bir yalnizlik duygusu cokmus. Cinsel durtuler de iyice azmis.. Toplanip bir karar almislar. Her erkek, kadinla birer haftalik muta nikahi yapacak. Sistem tam bes yil, kusursuz yurumus. Her erkek bes haftada bir, kadinla bir hafta beraber olma sansini elde ediyor, kadin da bes degisik erkekle yasamanin tadini cikariyormus.. Herkes cok mutluymus.. Derken, bes yil sonra bir gun kadin aniden oluvermis..Birinci hafta idare etmis.. Ikinci hafta kotuymus.. Ucuncu hafta daha da kotu olmus. Dorduncu hafta, cok ama cok kotu olmus..Besinci hafta dayanilmaz hale gelmis.. Oyle kotu, oyle kotu olmus ki..
Altinci hafta kadini gommusler!..
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Adamin birisi domuz ciftligi kurup yetistirip sonra da satarak zengin olmak icin 20 tane domuz alip yeni aldigi ciftlige getirmis. Ama hicbir sey anlamadigi bu is hakkinda yardim etmesi icin bir de veteriner cagirmis.Veteriner konusmus ta konusmus....adam birsey anlamamis ama utancindan da caktirmamak icin ha ha diyip kafasini asagi yukari sallamis sonra da parayi avucuna sikistirip
gule gule demis...bakmis aradan bir kac gun gecti ama domuzlarin birbirine karsi ilgisi sifir. Ben bunlara herhalde birseyler gostersem iyi olacak deyip hepsini kamyona attigi gibi dogru ormana goturmus. Hepsini bi guzel siradan gecirdikten sonra ciftlige geri getirmis...sonraki bir kac gun bakmis domuzlarda gene tik yok...almis bunlari bir daha doldurmus kamyona gene ormana. Bu sefer ikiser kez....siradan....almis geri getirmis ciftlige icinden de herhalde bu sefer olmustur, ne yapmalari gerektigini ogrenmislerdir diyerek...ama hayvanlarda yine tik yok....hepsi camurun icinde yatiyor....kafasi iyice kizmis olan adam hepsini kufur ede ede kamyona bir kez daha atarak dogru ormanin yolunu tutmus....yapabildigi, yorgunluktan olmek uzere olan adam hepsini kamyona atip, ciftligin yolunu tutmus.... ertesi gun oglene kadar uyuyan adam yataktan kalkamayacak kadar yorgun oldugundan karisini yanina cagirmis, bak bakalim hanim domuzlarda hareket var mi, ne yapiyorlar? karisi perdeyi aralayip domuzlara baktiktan sonra adama donmus....
hepsi kamyona cikmis, birisi de kornaya basiyor....
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir hanimefendi doktora gitmis.. Checkupa.. Yani yillik kontrola.. "Doktor" demis.. "Ben fevkalade saglikli bir kadinim. Bir tek kusurum var.Gaz kaciriyorum.. Durmadan gaz kaciriyorum..Evde.. Iste.. Kilisede.. Otobuste, asansorde, supermarkette.. Durmadan kaciriyorum.. Ama fazla da sikayetim yok. Kendime hic sorun yapmiyorum bunu.. Cunku benim kacirdigim gazin ne kokusu var, ne de sesi cikiyor..” Doktor, bir hap yazmis kadinin recetesine.. "Bu haplardan gunde uc tane al, haftaya gel gene beni gor" diye..
Ertesi hafta kadin hisimla girmis doktorun muayenehanesine..
"Doktor" demis.. "Hey doktor.. Gecen hafta verdigin haplardan sonra, kacirdigim gazlar les gibi kokmaya basladi..” Doktor "Guzel" demis.. "Cok guzel.. Sinuslerinizi tedavi ettik demek. Simdi sira geldi, kulaklariniz uzerinde calismaya..”
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, ta ki bir gün bir melek cennetten onlar için gelene kadar. -"Sizler iyi ve örnek heykel oldunuz, bu yüzden ben de size özel bir hediye verecegim.Yarim saat için sizi canlandiracagim, siz de bu sure içinde isteyip de yapamadiginiz seyleri yapabileceksiniz." demis. Ve melek ellerini çirpar çirpmaz heykeller canlanmis. Iki heykel önce birbirlerine biraz
utanarak yaklasmislar, ama sonra hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa bir süre sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler, kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis.... Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin de yüzünde bir tebessum varmis tabi.
-"Onbes dakikaniz daha var," demis melek, gözlerini anlamli anlamli kirparak. Disi heykelin yüzündeki tebessüm biraz daha yayilmis ve hemen erkek heykele dönüp: "Harika! Ama bu sefer güvercinleri sen tut, ben kafalarina yapayim" demis.....
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Köyün birinde dünyanın en yaşlı adamının yaşadığını haber almış televizyoncular Hemen kameralar, naklen yayın arabaları, köye koyulmuş... İhtiyarı kahvede en öne oturtup karşısına kameraları koymuşlar Reha Muhtar sormaya başlamış
"Bu kadar güzel yaşama kimbilir ne güzel anılar sığdırmışsınızdır. Bir güzel anınızı anlatır mısınız?"
"Anlatayım" demiş ihtiyar "Birgün ağanın eşeğinin taze sıpası kaybolmuştu. Gittik köyün delikanlıları sıpayı aramaya
Sıpayı bulduk dağın arkasında Bağlayıp dağdan indirirken serde gençlik var. Sıpa gözümüze çok güzel göründü"
Reha bile kızarmış
"Aman dede, geç bunu, daha güzel bir anın yok mu?" demiş
"Var" demiş ihtiyar "Birgün muhtarın kızı kayboldu Köyün delikanlıları gittik kızı aramaya.Kızı bulduk dağın arkasında Dağdan indirirken serde gençlik var, kız gözümüze çok güzel göründü…""Öhööö Ühüüü Pöööhö" diye Reha gene kesmiş dedenin sözünü Kesmese RTÜK kanalı kesecek
"İyi anıları geç dede" demiş. "Sen en iyisi bir kötü anını anlat bize" İhtiyar başlamış anlatmaya
"Bir gün ben kayboldum"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Genc cocuk son model Porsche'si ile yolda ilerlerken kirmizi isikta durur. Tam o sirada arkadan gelen bir kamyon buyuk gurultu ile arabaya carpar. Ikisi de inerler bakarlar ki arabanin arkasi haşat. Kamyonun soforu gencin ayaklarina kapanir: "Abicim sen beni affet. Ben 30 yil calissam bunu odeyemem. Sen su kardesini affet" der. Cocuk bakar ki adamin hakkaten hali vakti pek yerinde degil. Adami affeder ve arabasina binip yoluna devam eder. Cocuk iki, uc isik sonra tekrar durur. Derken yine buyuk bir gurultuyle arabasina arkadan carparlar. Cocuk arabadan iner bir de bakar ki yine ayni kamyon soforu arabasina vurmustur. Ancak bu sefer sofor kamyondan
disari cikmadan sadece kafasini pencereden uzatir ve:
"Abi benim ben. Devam et!"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Ingiltere' de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilanlar verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus.Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbul'a sonra da Ankara'ya gelmis. Ankara' da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle bir alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine `Sen gel' demis. Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin cok uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu düşünmek için 1 saat mühlet istemiş. 1 saat sonra dönmüş ve demiş ki :
"Tamam kabul ediyorum ama 3 şartım var:
1. Hayvanı dudaklarından öpmem.
2. Doğacak çocuk erkek olursa babamın adını koyarım.
3. 25 bin dolarım yok. Taksit taksit öderim...."
10 Ağustos 2007 Cuma
Günün Fıkraları
Bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar. Doktor ameliyat sonrası kadına:- Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız.Ancak iki kurşunu çıkaramadık. Bunlardan biri doğacak olan kız çocugunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş.Simdi çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vucütlarından atarlar Kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı.Aradan yıllar geçmiş.Kız çocuğu bir gün bahçede oynarken "Anne anne çabuk gel." diye bağırmış.Annesi telaş içinde "Ne oldu kizim" diye kosmus.- Bak anne vucudumdan bir demir parcasi cikti.Kadin sevinmis.- Telaslanma.Doktor amcan demisti.Bak kursunu vucudundan attin.Bundan birkac gun sonra bu kez erkek cocuk bagirmis.- Anne anne cabuk gel. Kadin yine telasla kosmus.- Ne oldu oglum?
- Anne, masturbasyon yaparken kediyi vurdum.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Adamin biri arabaya binip orman yoluna girer. Ileride birisi onun el hareketi ile durmasini ister. Adam arabasiyla yaklastigi zaman bakarki adam tepeden tirnaga kirmizi giyinmis, arabasinin camini hafif aralayip hayirdir arkadas ne istiyorsun? diye sorar. Kirmizili adam derki; Beyefendi ben bu ormanin kirmizili ibnesiyim, uzun zamandir agzima bir lokma almadim bana yiyecek birseyler verirmisiniz? Adam hafif bir tebessumle yanindaki sandavici kirmizili adama uzatir ve iyi aksamlar diyerek oradan ayrilir. Az ilerde göl yolu vardir. Oradan da bir kisi el isaretiyle onun durmasini ister. Adam tekrar cami aralayarak bakarki bu da tepeden tirnaga sari giyinmis ve sorar hayirdir arkadas sarili adam aynen soyle der: Beyefendi ben bu golun sarili ibnesiyim. Yaninizda icecek bir suyunuz varsa verirmisiniz. Adam yanindaki kutu kolayi uzatarak hafif bir tebessumle iyi aksamlar der ve yoluna devam eder.Daha sonra asfalt yoluna cikar. Hizla ilerlerken yine yolun kenarinda el isareti yapan bir sahis gorur.Yaklastigi zaman bakarki bu da tepeden tirnaga mavi giyinmis. Bu sefer adamin tepesi atar, arabayi durdurur, el frenini ceker, hizla disari cikar ve aynen soyle der: Soyle bakalim asfaltin mavili ibnesi sen ne istiyorsun.??!!
Adam:"Ehliyet ruhsat lutfen"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Kirmizi baslikli kiz bir gun ormanda kolunda bir sepet ve sepette de kurabiyeler , babaannesine gidiyormus.Tam ormanin icinde ilerlerken birden bir bakmis , az ilerde calilarin arasindan bir kuyruk gorunuyor. "Kurt , kurt gordum seni cik disari sobe sobe " demis. Bunun uzerine calilarda bir kipirdanma olmus ve bir kurt surati asik bir sekilde soylene soylene cikmis calilardan ve kosmus gitmis. Neyse, kirmizi baslikli kiz yine ilerlemeye devam etmis. Az sonra , o da ne ilerde calilarin arasinda bu defa bir kulak !? "Kurt kurt yine gordum seni cik disari cik disari hehheee" demis. Kurt yine soylene soylene cikmis, basmis gitmis. Kiz yine ilerlemeye devam etmis, az ilerde yine caliliklar ama bu defa calilarin arasindan bir burun. "Kurt kurt bu defa da gordum cik disari cik disari gordum seni gordum gordum" deyince calilarin arasindan kurt uzatmis kafasini surat bes karis kirmizi baslikli kiza donmus "Kirmizi baslikli kiz , sen nereye gidiyorsun allah askina?" demis. "Babaanneme kurt, ona kurabiye goturuyorum" demis kiz.
Kurttan cevap gelmis : "Sittir ol git de rahat rahat bi sicalim yaw!"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Herifin biri doktora gitmis, doktor demis, benim seyim acayip uzun, 25 inch kadar. Yani naapsam olmuyo, derdime bir care demis. Doktor valla kardes, ben buna bisey yapamam ama bizim mahallenin bi buyucusu var, istersen seni oraya gonderiim demis. Herif naapsin, tamam abi, buyuksun, oyle olsun filan demis, buyucuye gitmis. Buyucu herifin durumuna bakmis bakmis, olm demis sen en iyisi git ormanda bi cesmenin basinda oturan sihirli kurbagayi bul, ona evlenme teklif et, kurbaga teklifini her reddedisinde 5 inc kisalirsin. Herif hemen hoplaya ziplaya girmis ormana, bakmis bi cesme bi de soz konusu kurbaga... Hemen kurbaganin yanina seyirtmis. Ooo kurbaga, cillop gibiymisin yavrum filan demis ama kurbagada tik yok (buralari ben ekliyorum. ehuhehue) Yaw senin baska arkadasin yok mu, getir grup takilalim filan gibi laf atmis, kurbagada yine ses yok. Hehuehuheh.. neyse devam ediim ben, kurbaga kardes selam demis herif, benimle evlenir misin? Kurbaga soyle bir suzmus bizimkini bastan asagi, HAYIR demis. Allaaaahhh, herif bi bakmis, seyi 5 inc kisalmis. Abi super olay yaaa!! filan gibi geyik yapmis kendi kendine. Dur lam demis, sunu bi daha yapiim. Kurbaga kardes demis, benimle evlenir misin? Kurbaga hic tinmamis, yine HAYIR demis. Anam, bi 5 inc daha gitmis. Adam havalara zipliyor. Valla isi bulduk demis adam kendi kendine. Yaw iyi hos da 15 inc yine de fazla, halbuki 10 inc olsa hem ben hosnut kalirim hem de tum hanimlara uyar demis. Kurbagaya tekrar sormus: Kurbaga kardes, benimle evlenir misin?? Kurbaga gozlerini soyle bir belertip adama bakmis. Yaw kardesim demis, sen laftan anlamaz misin? HAYIR HAYIR HAYIR!!!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir adamla karisi hayvanat bahcesini gezerken ciftlik hayvanlarinin bulundugu bolume gelmisler. Icinde bir boganin bulundugu bir citin onunde durmuslar.Citin uzerinde soyle bir yazi varmis."Bu boga gecen sene tam 50 kez ciftlesti.!" Kadin kocasina doner.. "Sanirim bu bogadan ogrenecek bir seylerin olmali." Adam suratini eksitir ve yurumeye devam ederler. Bir baska boga ve soyle bir yazi.. "Bu boga gecen sene 100 kez ciftlesti.!" Artik hangi sapik yaziyorsa bu yazilari.. Kadin tekrar kocasina doner.. "Amanin.. ayda 7 kereden fazla ..deminkini bosver ama bu bogayi ornek almalisin bence.." Adam homurdanir devam ederler.. Yine bir boga yine bir yazi.. "Bu boga gecen sene 365 kez ciftlesti.!!" Kadin.. "Cuss...gunde bir kez!!....Oh..Sanirim bu bogayi idol olarak almalisin kendine..!" Adam artik dayanamaz.... "Olur hayatim yanliz bir sor bakalim, arkadas hep ayni inekle mi ciftlesmis?"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ile Idris cok eskiden bi yolculuga cikmislar. Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, Asya'yi gecip, Amerika'ya gelmisler. Burda dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis. Napicaz derken Temel: "Ben sazimi cikartip caliim, bunlar boyle bi sey gormemislerdir." diyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer son hizla kacmis. Bunun uzerine Idris "Buraya bi tek saz yetti, buranin adi TekSaz olsun" demis. Gene yola koyulmuslar... Bi gun yine kizilderiler etraflarini sarmis. Temel gene ayni taktik saz calmis. Sazi duyan yerliler iyicene sinirlip uzerlerine yurumeye baslamis Temel ile Idrisin. Bunun uzerine Idris'de guzel bi gaz cikartmis.
Kokuya dayanamayan kizilderilerin hepsi vinn.. Temel "Buranin adi da Laz VeGaz olsun bari" demis. Dolasmaya devam ederlerken gene kizilderililer saldirmis. Temel baslamis saza ama sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi Temelin munasip yerine monte etmisler ve gitmisler. Bunun uzerine Idris "Buranin adi da ArkanSaz olsun Temel." demis...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
- What does a german woman say when she's making love?
- Ohh,ja,ja schoen,schneller schneller...
- What does an english woman say when she' making love?
- Ohh,yess,harder harder yess ...
- What does a turkish woman say when she's making love?
- Huseyin, tavanin badanaya ihtiyaci var galiba...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Japon, New York ta bir bara girip oturur. Sol avucunu acip sag eliyle avucunun icine telefon tuslar gibi yapar sonra sol elini kulagina getirip konusmaya baslar. Barmen meraklanip yanina gelir. "Ne yapiyorsun sen? diye sorar. Japon, "Japonyada yeni bulus. Artik cep telefonu kullanmak yok. El telefonu var diyerek elini acar gosterir. Avucunun tam ortasinda ufak bir hoparlor monte edilmistir.
Barmen, "Inanmiyorum.
Boyle bir sey olamaz. Japon, "Gostereyim. Bana bir telefon numarasini soyle, cevireyim. Barmen numarayi soyledikten sonra, Japon yine avucunun icini tuslayip elini kulagina getirir. Biraz bekledikten sonra elini barmene uzatir "Konusabilirsin der. Barmen Japon un elini kulagina getirerek "Alo? sesi duyar sonra "Joe? Sen misin?... Ya inanmiyacaksin ama su anda seninle bir Japon un elinden konusuyorum...
Hayir sarhos filan degilim.... Neyse sonra anlatirim. Haydi hoscakal deyip Japon un elini birakir. Hayretler icinde, - "Harika bir sey bu!
Pahali midir? Japon, "Biraz ama deger der sonra ickisini ismarlar. Ama ickisini yudumlarken birden bire dikiliverip "Afedersin tuvalet ne tarafta? sorar. Barmen yolunu gosterir. Japon kalkip gosterilen kapidan girer. 5 dakika gecer ama Japon donmez. 10 dakika gecer... Barmen merak etmeye baslar. 20 dakika gectikten sonra barmen "Basina kotu bir sey mi geldi diyerek tuvalete girer ve... Japon u yerde gorur. Pantalonu dizlere kadar indirilmis secdeye durur gibi yere egiliyor. Kicinda bir rulo tuvalet kagidi var.
Barmen: "Aman Tanrim! Sana ne oldu boyle? Saldiriya mi ugradin? Yaralandin mi? Japon: "Hayir. Ben iyiyim. Japonyadan uzun bir faks aliyorum, o kadar.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Serçe kış günü karda, fırtınada yuvasından düşmüş, bir kenarda tir tir titriyormuş. O sırada yoldan geçen bir manda başka yer kalmamış gibi, gelmiş serçenin üzerine pislemiş... Serçe mandanın arkasından kızıp, bağırıp, çağırmış ama nafile... Ama bir süre sonra, mandanın pisliğinin sıcağı, hoşuna gitmiş, ısınmış, başlamış cik cik ötmeye! Serçenin sesini duyan kedi koşup gelmiş: "Gel serçe kardeş, böyle günde düşmanlık kalmaz, ver kanadını, seni çekeyim." Serçe kanadını uzatmış, kedi pençesiyle çekip almış, sonra da yemiş...
Kıssadan hisse...
* Üzerinize pisleyen herkesi düşman sanmayın!
* Sizi pislikten kurtaran herkesi de dost!
* Eğer gırtlağınıza kadar da pisliğe gömülmüşseniz, çenenizi tutmayı bilin!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Amerikalı, bir İngiliz ile bir Avustralyalı New York'ta gezerken bir ara kendilerini World Trade Center (Dünya Ticaret Merkezi)'nin terasında bulurlar. Amerikalı (ev sahibi ya): "Efem burası dünyanın en yüksek binası olup, şu kadar katı vardır. Ayrıca binanın etrafındaki
hava akımları öyle şiddetli ki eğer buradan atlarsan rüzgar seni tekrar aynı noktaya getirir."
İngiliz: "Buna inanamıyorum. Böyle bir şey olamaz" deyince; Amerikalı: "Bakın öylese" deyip kendini aşağıya koyuveriyor.... Düşer... düşer... düşer... ama birden bire yükselmeye başlar.
.. Yükselir... yükselir... ve gerçekten DTM çatısına tekrar döner! İngiliz bundan çok hoşlanır: "Ben de yapacağım" deyince; Amerikalı: "Buyrun" der. İngiliz kendini aşağıya koyuverir... Düşer... düşer... düşer.. Ta ki 5. caddeye ulaşıncaya kadar. "GÜM" Olanları izleyen Avustralyalı Amerikalıya dönüp: "Bu oyun sıktı artık Süperman!"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar.
Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor. Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK!
Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar.
Genc eleman:
- Giderim, ama bir sartim var., der ve ekler.
- Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak.
Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil geger.
Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir. olmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz.
Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?, der. Digerleri de kiramaz ve:
- Elbette! , diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- Gitmiyorum iste, gitmiyorum!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Eskiden bir fakir derviş, bir şeyhin tekkesine kapılanmış. Gel zaman git zaman şeyhle araları açılmış. Şeyh fakir dervişi kovmuş. Dervişin gideceği yer uzak olduğundan, hiç olmazsa kendisine bir eşek vermesi icin şeyh hazretlerine yalvarmış. Şeyh dervişin son arzusunu yerine getirip, bir eşek vermiş. Eşeğe binen derviş, cıkmış yola... Tam yolun yarısında, eşek nalları dikmiş...
Zavalli derviş, göz yaşları arasında eşeğini gömüp, mezarının başına oturmuş, hem ağlar hem "Ben bu yolu nasıl yaya gideceğim?" diye düşünürmüş. O sırada büyük, zengin bir kervan geçiyormuş.
Derviş'e "Ne ağlarsin" diye sormuşlar. Derviş eşeğinin öldüğünü söylemeye utanmış. Ah sormayın demiş, burada benim şeyhim, Hazreti Marsuvan yatıyor. Ona ağlıyorum. Hemen kervan yolcuları da mezarın başına oturup ağlamaya, Hazreti Mursuvan'ın ruhuna fatiha okumaya başlamışlar.
Dervişe bol para verip : Aman Hazreti Mursuvana yakışır bir türbe yap demişler.
Derviş mezarın etrafını duvarla çevirmiş, üstünü kapatmış. Derken ziyaretler başlamış, gün geçtikçe, bu ziyaretler arttıkça artmış. Gelen giden dervişe avuç dolusu para veriyormuş. Derviş türbeyi büyütmüş. Bir büyük tekke, harem, selamlık, çeşmeler yaptırmış, rahat rahat yaşamaya başlamış. Gel zaman git zaman bir gün o civardan, dervisin eski seyhi geçiyormus. Yol üstünde bu büyük tekkeye uğrayınca, vaktiyle kovduğu eski dervişini tanımış. "Bu iş nasıl oldu?" diye sormuş. Derviş de başından geçenleri anlatınca Şeyh:
- " Aferin evlat, bizim tekkede yatan da Hazreti Marsuvanın babasıdır demiş.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- çok şiddetli bir şamar sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor. Genç kız düşünüyor; (Benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler..) Kızın annesi düşünüyor; (Helal benim kıza, öpüldü ama, hemen şamarı yapıştırdı..) Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim...) Asker gülümsüyor; (İntikamımı aldım daa. Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!) -----------------------------------------------------------------------------------------------
10 zenciye cin sormuş: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkınız var. 1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demiş, olmuş. 10. zenci tebessüm etmeye başlamış. 2. zenci de beyaz olmak istediğini söylemiş, olmuş. 10. zenci sırıtmaya başlamış. 3. zenci de beyaz olmuş dilediği dileğiyle... 10. zenci kıkırdamaya başlamış. 4. zencinin de isteği aynı... 10. zenci gülmeye devam... 5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yönünde isteğini kullanmış.
Sıra 10. zenciye gelmiş ama adam yerlerde... Gülmekten geberiyor.
Cin isteğini sormuş... Adam nefes almaya fırsat bulduğu bi ara isteğini garip bir böğürtü ile belirtmiş: HEPSİNİ ZENCİ YAP!
- Anne, masturbasyon yaparken kediyi vurdum.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Adamin biri arabaya binip orman yoluna girer. Ileride birisi onun el hareketi ile durmasini ister. Adam arabasiyla yaklastigi zaman bakarki adam tepeden tirnaga kirmizi giyinmis, arabasinin camini hafif aralayip hayirdir arkadas ne istiyorsun? diye sorar. Kirmizili adam derki; Beyefendi ben bu ormanin kirmizili ibnesiyim, uzun zamandir agzima bir lokma almadim bana yiyecek birseyler verirmisiniz? Adam hafif bir tebessumle yanindaki sandavici kirmizili adama uzatir ve iyi aksamlar diyerek oradan ayrilir. Az ilerde göl yolu vardir. Oradan da bir kisi el isaretiyle onun durmasini ister. Adam tekrar cami aralayarak bakarki bu da tepeden tirnaga sari giyinmis ve sorar hayirdir arkadas sarili adam aynen soyle der: Beyefendi ben bu golun sarili ibnesiyim. Yaninizda icecek bir suyunuz varsa verirmisiniz. Adam yanindaki kutu kolayi uzatarak hafif bir tebessumle iyi aksamlar der ve yoluna devam eder.Daha sonra asfalt yoluna cikar. Hizla ilerlerken yine yolun kenarinda el isareti yapan bir sahis gorur.Yaklastigi zaman bakarki bu da tepeden tirnaga mavi giyinmis. Bu sefer adamin tepesi atar, arabayi durdurur, el frenini ceker, hizla disari cikar ve aynen soyle der: Soyle bakalim asfaltin mavili ibnesi sen ne istiyorsun.??!!
Adam:"Ehliyet ruhsat lutfen"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Kirmizi baslikli kiz bir gun ormanda kolunda bir sepet ve sepette de kurabiyeler , babaannesine gidiyormus.Tam ormanin icinde ilerlerken birden bir bakmis , az ilerde calilarin arasindan bir kuyruk gorunuyor. "Kurt , kurt gordum seni cik disari sobe sobe " demis. Bunun uzerine calilarda bir kipirdanma olmus ve bir kurt surati asik bir sekilde soylene soylene cikmis calilardan ve kosmus gitmis. Neyse, kirmizi baslikli kiz yine ilerlemeye devam etmis. Az sonra , o da ne ilerde calilarin arasinda bu defa bir kulak !? "Kurt kurt yine gordum seni cik disari cik disari hehheee" demis. Kurt yine soylene soylene cikmis, basmis gitmis. Kiz yine ilerlemeye devam etmis, az ilerde yine caliliklar ama bu defa calilarin arasindan bir burun. "Kurt kurt bu defa da gordum cik disari cik disari gordum seni gordum gordum" deyince calilarin arasindan kurt uzatmis kafasini surat bes karis kirmizi baslikli kiza donmus "Kirmizi baslikli kiz , sen nereye gidiyorsun allah askina?" demis. "Babaanneme kurt, ona kurabiye goturuyorum" demis kiz.
Kurttan cevap gelmis : "Sittir ol git de rahat rahat bi sicalim yaw!"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Herifin biri doktora gitmis, doktor demis, benim seyim acayip uzun, 25 inch kadar. Yani naapsam olmuyo, derdime bir care demis. Doktor valla kardes, ben buna bisey yapamam ama bizim mahallenin bi buyucusu var, istersen seni oraya gonderiim demis. Herif naapsin, tamam abi, buyuksun, oyle olsun filan demis, buyucuye gitmis. Buyucu herifin durumuna bakmis bakmis, olm demis sen en iyisi git ormanda bi cesmenin basinda oturan sihirli kurbagayi bul, ona evlenme teklif et, kurbaga teklifini her reddedisinde 5 inc kisalirsin. Herif hemen hoplaya ziplaya girmis ormana, bakmis bi cesme bi de soz konusu kurbaga... Hemen kurbaganin yanina seyirtmis. Ooo kurbaga, cillop gibiymisin yavrum filan demis ama kurbagada tik yok (buralari ben ekliyorum. ehuhehue) Yaw senin baska arkadasin yok mu, getir grup takilalim filan gibi laf atmis, kurbagada yine ses yok. Hehuehuheh.. neyse devam ediim ben, kurbaga kardes selam demis herif, benimle evlenir misin? Kurbaga soyle bir suzmus bizimkini bastan asagi, HAYIR demis. Allaaaahhh, herif bi bakmis, seyi 5 inc kisalmis. Abi super olay yaaa!! filan gibi geyik yapmis kendi kendine. Dur lam demis, sunu bi daha yapiim. Kurbaga kardes demis, benimle evlenir misin? Kurbaga hic tinmamis, yine HAYIR demis. Anam, bi 5 inc daha gitmis. Adam havalara zipliyor. Valla isi bulduk demis adam kendi kendine. Yaw iyi hos da 15 inc yine de fazla, halbuki 10 inc olsa hem ben hosnut kalirim hem de tum hanimlara uyar demis. Kurbagaya tekrar sormus: Kurbaga kardes, benimle evlenir misin?? Kurbaga gozlerini soyle bir belertip adama bakmis. Yaw kardesim demis, sen laftan anlamaz misin? HAYIR HAYIR HAYIR!!!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir adamla karisi hayvanat bahcesini gezerken ciftlik hayvanlarinin bulundugu bolume gelmisler. Icinde bir boganin bulundugu bir citin onunde durmuslar.Citin uzerinde soyle bir yazi varmis."Bu boga gecen sene tam 50 kez ciftlesti.!" Kadin kocasina doner.. "Sanirim bu bogadan ogrenecek bir seylerin olmali." Adam suratini eksitir ve yurumeye devam ederler. Bir baska boga ve soyle bir yazi.. "Bu boga gecen sene 100 kez ciftlesti.!" Artik hangi sapik yaziyorsa bu yazilari.. Kadin tekrar kocasina doner.. "Amanin.. ayda 7 kereden fazla ..deminkini bosver ama bu bogayi ornek almalisin bence.." Adam homurdanir devam ederler.. Yine bir boga yine bir yazi.. "Bu boga gecen sene 365 kez ciftlesti.!!" Kadin.. "Cuss...gunde bir kez!!....Oh..Sanirim bu bogayi idol olarak almalisin kendine..!" Adam artik dayanamaz.... "Olur hayatim yanliz bir sor bakalim, arkadas hep ayni inekle mi ciftlesmis?"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ile Idris cok eskiden bi yolculuga cikmislar. Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, Asya'yi gecip, Amerika'ya gelmisler. Burda dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis. Napicaz derken Temel: "Ben sazimi cikartip caliim, bunlar boyle bi sey gormemislerdir." diyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer son hizla kacmis. Bunun uzerine Idris "Buraya bi tek saz yetti, buranin adi TekSaz olsun" demis. Gene yola koyulmuslar... Bi gun yine kizilderiler etraflarini sarmis. Temel gene ayni taktik saz calmis. Sazi duyan yerliler iyicene sinirlip uzerlerine yurumeye baslamis Temel ile Idrisin. Bunun uzerine Idris'de guzel bi gaz cikartmis.
Kokuya dayanamayan kizilderilerin hepsi vinn.. Temel "Buranin adi da Laz VeGaz olsun bari" demis. Dolasmaya devam ederlerken gene kizilderililer saldirmis. Temel baslamis saza ama sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi Temelin munasip yerine monte etmisler ve gitmisler. Bunun uzerine Idris "Buranin adi da ArkanSaz olsun Temel." demis...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
- What does a german woman say when she's making love?
- Ohh,ja,ja schoen,schneller schneller...
- What does an english woman say when she' making love?
- Ohh,yess,harder harder yess ...
- What does a turkish woman say when she's making love?
- Huseyin, tavanin badanaya ihtiyaci var galiba...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Japon, New York ta bir bara girip oturur. Sol avucunu acip sag eliyle avucunun icine telefon tuslar gibi yapar sonra sol elini kulagina getirip konusmaya baslar. Barmen meraklanip yanina gelir. "Ne yapiyorsun sen? diye sorar. Japon, "Japonyada yeni bulus. Artik cep telefonu kullanmak yok. El telefonu var diyerek elini acar gosterir. Avucunun tam ortasinda ufak bir hoparlor monte edilmistir.
Barmen, "Inanmiyorum.
Boyle bir sey olamaz. Japon, "Gostereyim. Bana bir telefon numarasini soyle, cevireyim. Barmen numarayi soyledikten sonra, Japon yine avucunun icini tuslayip elini kulagina getirir. Biraz bekledikten sonra elini barmene uzatir "Konusabilirsin der. Barmen Japon un elini kulagina getirerek "Alo? sesi duyar sonra "Joe? Sen misin?... Ya inanmiyacaksin ama su anda seninle bir Japon un elinden konusuyorum...
Hayir sarhos filan degilim.... Neyse sonra anlatirim. Haydi hoscakal deyip Japon un elini birakir. Hayretler icinde, - "Harika bir sey bu!
Pahali midir? Japon, "Biraz ama deger der sonra ickisini ismarlar. Ama ickisini yudumlarken birden bire dikiliverip "Afedersin tuvalet ne tarafta? sorar. Barmen yolunu gosterir. Japon kalkip gosterilen kapidan girer. 5 dakika gecer ama Japon donmez. 10 dakika gecer... Barmen merak etmeye baslar. 20 dakika gectikten sonra barmen "Basina kotu bir sey mi geldi diyerek tuvalete girer ve... Japon u yerde gorur. Pantalonu dizlere kadar indirilmis secdeye durur gibi yere egiliyor. Kicinda bir rulo tuvalet kagidi var.
Barmen: "Aman Tanrim! Sana ne oldu boyle? Saldiriya mi ugradin? Yaralandin mi? Japon: "Hayir. Ben iyiyim. Japonyadan uzun bir faks aliyorum, o kadar.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Serçe kış günü karda, fırtınada yuvasından düşmüş, bir kenarda tir tir titriyormuş. O sırada yoldan geçen bir manda başka yer kalmamış gibi, gelmiş serçenin üzerine pislemiş... Serçe mandanın arkasından kızıp, bağırıp, çağırmış ama nafile... Ama bir süre sonra, mandanın pisliğinin sıcağı, hoşuna gitmiş, ısınmış, başlamış cik cik ötmeye! Serçenin sesini duyan kedi koşup gelmiş: "Gel serçe kardeş, böyle günde düşmanlık kalmaz, ver kanadını, seni çekeyim." Serçe kanadını uzatmış, kedi pençesiyle çekip almış, sonra da yemiş...
Kıssadan hisse...
* Üzerinize pisleyen herkesi düşman sanmayın!
* Sizi pislikten kurtaran herkesi de dost!
* Eğer gırtlağınıza kadar da pisliğe gömülmüşseniz, çenenizi tutmayı bilin!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Amerikalı, bir İngiliz ile bir Avustralyalı New York'ta gezerken bir ara kendilerini World Trade Center (Dünya Ticaret Merkezi)'nin terasında bulurlar. Amerikalı (ev sahibi ya): "Efem burası dünyanın en yüksek binası olup, şu kadar katı vardır. Ayrıca binanın etrafındaki
hava akımları öyle şiddetli ki eğer buradan atlarsan rüzgar seni tekrar aynı noktaya getirir."
İngiliz: "Buna inanamıyorum. Böyle bir şey olamaz" deyince; Amerikalı: "Bakın öylese" deyip kendini aşağıya koyuveriyor.... Düşer... düşer... düşer... ama birden bire yükselmeye başlar.
.. Yükselir... yükselir... ve gerçekten DTM çatısına tekrar döner! İngiliz bundan çok hoşlanır: "Ben de yapacağım" deyince; Amerikalı: "Buyrun" der. İngiliz kendini aşağıya koyuverir... Düşer... düşer... düşer.. Ta ki 5. caddeye ulaşıncaya kadar. "GÜM" Olanları izleyen Avustralyalı Amerikalıya dönüp: "Bu oyun sıktı artık Süperman!"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar.
Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor. Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK!
Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar.
Genc eleman:
- Giderim, ama bir sartim var., der ve ekler.
- Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak.
Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil geger.
Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir. olmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz.
Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?, der. Digerleri de kiramaz ve:
- Elbette! , diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- Gitmiyorum iste, gitmiyorum!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Eskiden bir fakir derviş, bir şeyhin tekkesine kapılanmış. Gel zaman git zaman şeyhle araları açılmış. Şeyh fakir dervişi kovmuş. Dervişin gideceği yer uzak olduğundan, hiç olmazsa kendisine bir eşek vermesi icin şeyh hazretlerine yalvarmış. Şeyh dervişin son arzusunu yerine getirip, bir eşek vermiş. Eşeğe binen derviş, cıkmış yola... Tam yolun yarısında, eşek nalları dikmiş...
Zavalli derviş, göz yaşları arasında eşeğini gömüp, mezarının başına oturmuş, hem ağlar hem "Ben bu yolu nasıl yaya gideceğim?" diye düşünürmüş. O sırada büyük, zengin bir kervan geçiyormuş.
Derviş'e "Ne ağlarsin" diye sormuşlar. Derviş eşeğinin öldüğünü söylemeye utanmış. Ah sormayın demiş, burada benim şeyhim, Hazreti Marsuvan yatıyor. Ona ağlıyorum. Hemen kervan yolcuları da mezarın başına oturup ağlamaya, Hazreti Mursuvan'ın ruhuna fatiha okumaya başlamışlar.
Dervişe bol para verip : Aman Hazreti Mursuvana yakışır bir türbe yap demişler.
Derviş mezarın etrafını duvarla çevirmiş, üstünü kapatmış. Derken ziyaretler başlamış, gün geçtikçe, bu ziyaretler arttıkça artmış. Gelen giden dervişe avuç dolusu para veriyormuş. Derviş türbeyi büyütmüş. Bir büyük tekke, harem, selamlık, çeşmeler yaptırmış, rahat rahat yaşamaya başlamış. Gel zaman git zaman bir gün o civardan, dervisin eski seyhi geçiyormus. Yol üstünde bu büyük tekkeye uğrayınca, vaktiyle kovduğu eski dervişini tanımış. "Bu iş nasıl oldu?" diye sormuş. Derviş de başından geçenleri anlatınca Şeyh:
- " Aferin evlat, bizim tekkede yatan da Hazreti Marsuvanın babasıdır demiş.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- çok şiddetli bir şamar sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor. Genç kız düşünüyor; (Benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler..) Kızın annesi düşünüyor; (Helal benim kıza, öpüldü ama, hemen şamarı yapıştırdı..) Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim...) Asker gülümsüyor; (İntikamımı aldım daa. Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!) -----------------------------------------------------------------------------------------------
10 zenciye cin sormuş: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkınız var. 1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demiş, olmuş. 10. zenci tebessüm etmeye başlamış. 2. zenci de beyaz olmak istediğini söylemiş, olmuş. 10. zenci sırıtmaya başlamış. 3. zenci de beyaz olmuş dilediği dileğiyle... 10. zenci kıkırdamaya başlamış. 4. zencinin de isteği aynı... 10. zenci gülmeye devam... 5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yönünde isteğini kullanmış.
Sıra 10. zenciye gelmiş ama adam yerlerde... Gülmekten geberiyor.
Cin isteğini sormuş... Adam nefes almaya fırsat bulduğu bi ara isteğini garip bir böğürtü ile belirtmiş: HEPSİNİ ZENCİ YAP!
Günün Fıkraları
KUTUP AYISI
Yavru kutup ayisi babasinin yanina gelip sormus
-Baba ben gercekten kutup ayisi miyim?
-Elbette yavrum nereden cikardin bunu?
-Allah Allah?!.. deyip gitmis yavru ayi.
Bu sefer annesinin yanina gitmis ve sormus,
-Anne ben gercekten kutup ayisimiyim?
-Tabii evladim kutup ayisisin.
-Yani sen babami hic aldatmadin degilmi, ben gercekten babamin ogluyum.
-O ne bicim soz, baban duymasin ikimizi de oldurur.
yine Allah Allah?!.. deyip, yeniden babasinin yanina gitmis yavru ayi.
bir daha sormus yav baba Allahaskina doru sole bak beni evlatlik falan
almadiniz degil mi? yani ben sizin oz oglunuzum.
Baba dayanamamis artik oglum sen manyakmisin dedim ya sana bizim
oglumuzsun diye, hem sen neden ikide birde soruyosunki bunu?
yavru ayi:
-Donuyorum anasini satayim donuyoruuuum yaaaa...
--------------------------------------------------------------------------------
KEKEME
Hayvansever bir kekeme birgun Topagacinda yururken yolun ortasinda bir at olusu gorur ve hemen karakola telefon eder. Polise
-buuurrddaaa biiirrrr aaattt ollluussuu vvaarr der polis nerede diye sorar.
Kekeme anlatmaya calisir.
-Tooooooppp
polis "Topkapıda mı?" der
-Haaaayyyiiiiirrr
polis sinirlenerek telefonu kapatir. 5 dakika sonra kekeme tekrar arar ve:
-bbuuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt ollluuusssuu vaaaaarrrr der
polis tekrar nerede diye sorar. kekeme:
-Toooooooopp diye baslar. Polis yine sinirlenerek telefonu kapatir. Kekeme bir saat boyunca her bes dakikada bir arar ayni seyleri soyler ve sonunda polis telefonu kapatir. Aradan 2 saat
geçer ve bu sure içinde kekeme hiç aramaz, Polis tam kurtuldum diye dusunurken kekeme tekrar arar ve
-buuuurrr ddddaaaa bbbiiiiiiirrrr aaattttttt ooollluuussssuu vaaaaaarrrrrr der.
polis tekrar sorar nerede Topkapi dami?
Kekeme soyle der;
Ooorrrraaaaayyyyyyaa ggöööööötttuuuurrrddduuummmmm!!
--------------------------------------------------------------------------------
KEKEME 2
Kekemenin biri birgun Beşıktaş'ta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamış, en yakınındakı bir bakkala girip:
- Kakakakarrdeşşşşş, bubububurraaalarrrrdaddadadadbı kekekemememe okukukukuluuu varmış, nenenenerededede bibibiliyomusususun ?
diye sormuş. Bakkalda:
- Okulun yerini bilmiyorum ama ağbiy, senin okula hiç ihtiyacınyok bence gayet iyi kekeliyorsun...
--------------------------------------------------------------------------------
TAKSİT
Ingiltere' de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilanlar verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbul'a sonra da Ankara'ya gelmis. Ankara' da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle bir alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine `Sen gel' demis. Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin cok uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
"Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem.
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim.
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim...."
--------------------------------------------------------------------------------
İSA
Italya'da Vatikan yakinlarinda bir eve gece hirsiz girmis. Hirsiz evin içinde karanlikta ilerlerken arkasindan bir ses gelmis: ·Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz panik içinde bir köseye sinip ve farkedilmemeyi ümit ederken ses tekrar yükselmis: - Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz sesin kendine seslendigine emin olunca el fenerini açip, sesin sahibini aramaya baslamis ve bakmis bir Papagan! Saskinlikla söylemis:- Konusan sen miydin? Papagan tekrar konusmus:- Evet.. Bunun üzerine Hirsiz:- Ama sen Papagansin! Papagan cevap vermis:- Evet ben Papaganim...Isa da Doberman..
--------------------------------------------------------------------------------
Yavru kutup ayisi babasinin yanina gelip sormus
-Baba ben gercekten kutup ayisi miyim?
-Elbette yavrum nereden cikardin bunu?
-Allah Allah?!.. deyip gitmis yavru ayi.
Bu sefer annesinin yanina gitmis ve sormus,
-Anne ben gercekten kutup ayisimiyim?
-Tabii evladim kutup ayisisin.
-Yani sen babami hic aldatmadin degilmi, ben gercekten babamin ogluyum.
-O ne bicim soz, baban duymasin ikimizi de oldurur.
yine Allah Allah?!.. deyip, yeniden babasinin yanina gitmis yavru ayi.
bir daha sormus yav baba Allahaskina doru sole bak beni evlatlik falan
almadiniz degil mi? yani ben sizin oz oglunuzum.
Baba dayanamamis artik oglum sen manyakmisin dedim ya sana bizim
oglumuzsun diye, hem sen neden ikide birde soruyosunki bunu?
yavru ayi:
-Donuyorum anasini satayim donuyoruuuum yaaaa...
--------------------------------------------------------------------------------
KEKEME
Hayvansever bir kekeme birgun Topagacinda yururken yolun ortasinda bir at olusu gorur ve hemen karakola telefon eder. Polise
-buuurrddaaa biiirrrr aaattt ollluussuu vvaarr der polis nerede diye sorar.
Kekeme anlatmaya calisir.
-Tooooooppp
polis "Topkapıda mı?" der
-Haaaayyyiiiiirrr
polis sinirlenerek telefonu kapatir. 5 dakika sonra kekeme tekrar arar ve:
-bbuuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt ollluuusssuu vaaaaarrrr der
polis tekrar nerede diye sorar. kekeme:
-Toooooooopp diye baslar. Polis yine sinirlenerek telefonu kapatir. Kekeme bir saat boyunca her bes dakikada bir arar ayni seyleri soyler ve sonunda polis telefonu kapatir. Aradan 2 saat
geçer ve bu sure içinde kekeme hiç aramaz, Polis tam kurtuldum diye dusunurken kekeme tekrar arar ve
-buuuurrr ddddaaaa bbbiiiiiiirrrr aaattttttt ooollluuussssuu vaaaaaarrrrrr der.
polis tekrar sorar nerede Topkapi dami?
Kekeme soyle der;
Ooorrrraaaaayyyyyyaa ggöööööötttuuuurrrddduuummmmm!!
--------------------------------------------------------------------------------
KEKEME 2
Kekemenin biri birgun Beşıktaş'ta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamış, en yakınındakı bir bakkala girip:
- Kakakakarrdeşşşşş, bubububurraaalarrrrdaddadadadbı kekekemememe okukukukuluuu varmış, nenenenerededede bibibiliyomusususun ?
diye sormuş. Bakkalda:
- Okulun yerini bilmiyorum ama ağbiy, senin okula hiç ihtiyacınyok bence gayet iyi kekeliyorsun...
--------------------------------------------------------------------------------
TAKSİT
Ingiltere' de bir hayvanat bahcesinde soylari tukenmekte olan bir cift goril kalmis. Insanlar bunlari ciftlestirip soylarini kurtarmaya calisiyorlarmis ki erkek goril birden olmus. Ortalik birbirine girmis. Gazetelere ilanlar verilmis ve disi gorile bir es bulana buyuk oduller vaad edilmis. Kimsenin elinden birsey gelmiyormus. Herkes caresiz caresiz otururken bir Turk cikmis ve bu isi halledecegini ancak 50 bin dolar istedigini soylemis. Hemen kabul etmisler. Turk ucaga atlamis once Istanbul'a sonra da Ankara'ya gelmis. Ankara' da otobuse binmis. Pozanti yolu uzerinde bir kahvede inmis. Kahveye girmis bakmis bir suru kamyon soforu oturuyor. Hepsine soyle bir alici gozuyle baktiktan sonra bir tanesine `Sen gel' demis. Adam gelmis, bizimki de ona durumu anlatmis. Boyle boyle bir durum oldugunu, gorile bir es aradigini ve adamin bu is icin cok uygun oldugunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar oldugunu soylemis. Kamyoncu dusunmek icin 1 saat muhlet istemis. 1 saat sonra donmus ve demis ki :
"Tamam kabul ediyorum ama 3 sartim var:
1. Hayvani dudaklarindan opmem.
2. Dogacak cocuk erkek olursa babamin adini koyarim.
3. 25 bin dolarim yok. Taksit taksit oderim...."
--------------------------------------------------------------------------------
İSA
Italya'da Vatikan yakinlarinda bir eve gece hirsiz girmis. Hirsiz evin içinde karanlikta ilerlerken arkasindan bir ses gelmis: ·Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz panik içinde bir köseye sinip ve farkedilmemeyi ümit ederken ses tekrar yükselmis: - Seni ben görüyorum. Isa da görüyor! Hirsiz sesin kendine seslendigine emin olunca el fenerini açip, sesin sahibini aramaya baslamis ve bakmis bir Papagan! Saskinlikla söylemis:- Konusan sen miydin? Papagan tekrar konusmus:- Evet.. Bunun üzerine Hirsiz:- Ama sen Papagansin! Papagan cevap vermis:- Evet ben Papaganim...Isa da Doberman..
--------------------------------------------------------------------------------
Günün Fıkraları
Adamin biri bir gun oglunu yanina cagirmis:
"Bak oglum senelerdir butun parami harciyarak sana is kurdum.Sen de itina ile hepsini batirdin.Simdi sana dunyanin en son teknolojisini kullanan bir makine aldim.Bu makinenin on tarafindan okuzu sokuyorsun, arkadan sana hazir sosis olarak cikiyor.Senin sadece yapacagin su dugmeye basmak "Oglan dusunmus ve, "Babacigim birsey soracagim bu makineye sosis koysam okuz olarak cikarir mi?" Adam ogluna bakmis bakmis; "Oglum boyle bir makine sadece annende var.Bundan seneler once ben bir sosis vermistim o da senin gibi bir okuz cikardi"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Her ülkeden genetik bilimcileri toplanmışlar yeni buluşlarını anlatıyorlar. Alman genetikçi, Balık ile devenin genlerini birleştirdim, yepyeni bir hayvan ortaya çıktı. Kollestürolsüz et üretiyorum demiş. Amerikalı, tavuk ile dana genini birleştirip, çabuk üreyen bir hayvan yarattığını, dünyanın açlık sorununu çözeceğini anlatmış. Bizim genetikçi Temel; " Karpuz geniyle karafatma genini birleştirdim" demiş. Diğer bilim adamları hayretler içinde ne işe yarıyor diye sormuş. Temel yanıtlamış. "Karpuzu kesince bütün çekirdekleri kaçıyor"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan koskundeki komutan tam karsida ve uzakta uzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal gondererek su mesaji gecmis:
-"Derhal rotanizi 30 derece doguya ceviriniz"
Karsindan aninda cevap gelmis:
-"Sen rotani 30 derece batiya cevir!"
Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis:
-"Rotani derhal 30 derece doguya cevir, emrediyorum!"
Karsidan cevap:
-"Asil sen rotani 30 derece batiya cevireceksin!"
Komutan ofkeden kuplere binmis, bir mesaj daha yollamis
-"Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya cevir!"
Cevap: -"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya cevir"
Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen murettebata butun toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj gondermis:
-"Burasi bir savas gemisi, derhal rotani 30 derece batiya cevirmezsen atese baslayacagiz"
Karsidan cevap gelmis: -"Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an once 30 derece doguya cevirmezsen birazdan kayalara carpacaksin"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün bir otele yerleşir. gece olup da tam yatacakken birden üst kattan gürültüler gelmeye başlar. rahatsız olan temel dayanamaz ve hemen üst komşunun kapısına dayanır .içerden müzik sesi gelmektedir. zili çalar. kapıyı genç bir delikanlı açar:
temel: gecenin bu vaktinde bu gürültüde ne kardeşim .sizin yüzünüzden uyuyamadım!
genç: abi kusura bakma biz dans ve eğlence grubuyuz da. yarın gösterimiz var, bu gece prova yapıyoruz...der
bu sözleri duyan temel çocuğa hak vererek bir gecelikten bir şey olmaz der ve zor da olsa gidip yatar. Ertesi gece tekrar aynı saatte uyumaya hazırlanan bizim temel bir süre sonra yine üst kattan gelen gürültülerle uyanır. yine dayanamaz ve üst kata koşar. kapı açılır. içeride kızlı erkekli bir sürü genç dans etmekte ve tepinmektedir.bunun üzerine:
temel: bu ne gürültü yaa.. nedir bu sizden çektiğim?..der
gençlerin hepsi aynı ağızdan "abi kusura bakma yarın da gösterimiz var bu gece de prova yapmak zorundayız...derler. temel yine kafa önde evine döner. bu böylece 3-4 gün sürer. beşinci gün yine üst kattakiler herzaman olduğu gibi yine aynı saatte gürültüye başlarlar. hepside az sonra gelecek temel' i beklemektedirler. fakat uzun zaman geçmesine rağmen temel şikayete gelmez. bizimkiler gürültüyü iyice arttırırlar fakat temel yine de ortada görülmez. bunun üzerine gençler temel 'in evinin ışığının yandığını görünce ona bir şey olduğunu düşünerek kapısının zilini çalarlar. kimse açmayınca kapıyı kırarak içeri girerler. temel tam karşılarında oturarak otuzbir çekmektedir. Manzarayı görünce:
gençler: Temel ne yapıyorsun sen yaa!
Temel: "Bu gece prova var yarın ananızı sitecem .....
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Kadının biri kocası ile tartışmaktadır.
Kadın : Bıktım senin bu çapkınlıklarından. yoldan gelip geçen kadınlara bile bakıyorsun vır vır vır dır dır dır...
Kocası bunun üzerine sinirlenir ve cebinden çıkardığı bıçak ile seyini keserek arabanın camından dışarı atar. tam bu sırada idris ile temel otoyolda
otomobilleri ile yolalmaktadırlar. Adamın seyi gelir ve bizimkilerin camına çarparak yapışır. Bunun üzerine temel idris'e dönerek :
Uy ula idris sinekteki mala bak uşağum ...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün doktora gider ve;
doktor bey böbreğim hani gözümüz atar ya aynı öyle atıyor der. bunu duyan doktor temel' i önce güzel bir muayene ettikten sonra ;
allah allah atmaması lazım der..
bunun üzerine bizimki gider ve veterinerden at maması alır. bunu yiyen temel iyileşir :-))
ANLAYANA...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir gün bir fransız bir de bizim temel ormanda safariye çıkarlar. ormanın derinliklerinde dolaşırken bir grup yerli tarafından yakalanırlar ve yerlilerin köyüne götürülürler. kabilenin reisi şöyle der:
-kutsal topraklarımıza girdiniz, cezalandırılacaksınız. ya mokok ya ölüm.
fransız hemen atlar ve "ben mokok'u seçiyorum der. bunun üzerine iri yarı bir yerli fransızı domaltır ve siter bırakır. fransız kurtulur.
bizim temel sitilmekten ise şerefimle ölürüm der ve ölümü seçer.
bunun üzerine reis:
"o halde ölene kadar mokok" der....
"Bak oglum senelerdir butun parami harciyarak sana is kurdum.Sen de itina ile hepsini batirdin.Simdi sana dunyanin en son teknolojisini kullanan bir makine aldim.Bu makinenin on tarafindan okuzu sokuyorsun, arkadan sana hazir sosis olarak cikiyor.Senin sadece yapacagin su dugmeye basmak "Oglan dusunmus ve, "Babacigim birsey soracagim bu makineye sosis koysam okuz olarak cikarir mi?" Adam ogluna bakmis bakmis; "Oglum boyle bir makine sadece annende var.Bundan seneler once ben bir sosis vermistim o da senin gibi bir okuz cikardi"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Her ülkeden genetik bilimcileri toplanmışlar yeni buluşlarını anlatıyorlar. Alman genetikçi, Balık ile devenin genlerini birleştirdim, yepyeni bir hayvan ortaya çıktı. Kollestürolsüz et üretiyorum demiş. Amerikalı, tavuk ile dana genini birleştirip, çabuk üreyen bir hayvan yarattığını, dünyanın açlık sorununu çözeceğini anlatmış. Bizim genetikçi Temel; " Karpuz geniyle karafatma genini birleştirdim" demiş. Diğer bilim adamları hayretler içinde ne işe yarıyor diye sormuş. Temel yanıtlamış. "Karpuzu kesince bütün çekirdekleri kaçıyor"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan koskundeki komutan tam karsida ve uzakta uzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal gondererek su mesaji gecmis:
-"Derhal rotanizi 30 derece doguya ceviriniz"
Karsindan aninda cevap gelmis:
-"Sen rotani 30 derece batiya cevir!"
Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis:
-"Rotani derhal 30 derece doguya cevir, emrediyorum!"
Karsidan cevap:
-"Asil sen rotani 30 derece batiya cevireceksin!"
Komutan ofkeden kuplere binmis, bir mesaj daha yollamis
-"Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya cevir!"
Cevap: -"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya cevir"
Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen murettebata butun toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj gondermis:
-"Burasi bir savas gemisi, derhal rotani 30 derece batiya cevirmezsen atese baslayacagiz"
Karsidan cevap gelmis: -"Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an once 30 derece doguya cevirmezsen birazdan kayalara carpacaksin"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün bir otele yerleşir. gece olup da tam yatacakken birden üst kattan gürültüler gelmeye başlar. rahatsız olan temel dayanamaz ve hemen üst komşunun kapısına dayanır .içerden müzik sesi gelmektedir. zili çalar. kapıyı genç bir delikanlı açar:
temel: gecenin bu vaktinde bu gürültüde ne kardeşim .sizin yüzünüzden uyuyamadım!
genç: abi kusura bakma biz dans ve eğlence grubuyuz da. yarın gösterimiz var, bu gece prova yapıyoruz...der
bu sözleri duyan temel çocuğa hak vererek bir gecelikten bir şey olmaz der ve zor da olsa gidip yatar. Ertesi gece tekrar aynı saatte uyumaya hazırlanan bizim temel bir süre sonra yine üst kattan gelen gürültülerle uyanır. yine dayanamaz ve üst kata koşar. kapı açılır. içeride kızlı erkekli bir sürü genç dans etmekte ve tepinmektedir.bunun üzerine:
temel: bu ne gürültü yaa.. nedir bu sizden çektiğim?..der
gençlerin hepsi aynı ağızdan "abi kusura bakma yarın da gösterimiz var bu gece de prova yapmak zorundayız...derler. temel yine kafa önde evine döner. bu böylece 3-4 gün sürer. beşinci gün yine üst kattakiler herzaman olduğu gibi yine aynı saatte gürültüye başlarlar. hepside az sonra gelecek temel' i beklemektedirler. fakat uzun zaman geçmesine rağmen temel şikayete gelmez. bizimkiler gürültüyü iyice arttırırlar fakat temel yine de ortada görülmez. bunun üzerine gençler temel 'in evinin ışığının yandığını görünce ona bir şey olduğunu düşünerek kapısının zilini çalarlar. kimse açmayınca kapıyı kırarak içeri girerler. temel tam karşılarında oturarak otuzbir çekmektedir. Manzarayı görünce:
gençler: Temel ne yapıyorsun sen yaa!
Temel: "Bu gece prova var yarın ananızı sitecem .....
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Kadının biri kocası ile tartışmaktadır.
Kadın : Bıktım senin bu çapkınlıklarından. yoldan gelip geçen kadınlara bile bakıyorsun vır vır vır dır dır dır...
Kocası bunun üzerine sinirlenir ve cebinden çıkardığı bıçak ile seyini keserek arabanın camından dışarı atar. tam bu sırada idris ile temel otoyolda
otomobilleri ile yolalmaktadırlar. Adamın seyi gelir ve bizimkilerin camına çarparak yapışır. Bunun üzerine temel idris'e dönerek :
Uy ula idris sinekteki mala bak uşağum ...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün doktora gider ve;
doktor bey böbreğim hani gözümüz atar ya aynı öyle atıyor der. bunu duyan doktor temel' i önce güzel bir muayene ettikten sonra ;
allah allah atmaması lazım der..
bunun üzerine bizimki gider ve veterinerden at maması alır. bunu yiyen temel iyileşir :-))
ANLAYANA...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir gün bir fransız bir de bizim temel ormanda safariye çıkarlar. ormanın derinliklerinde dolaşırken bir grup yerli tarafından yakalanırlar ve yerlilerin köyüne götürülürler. kabilenin reisi şöyle der:
-kutsal topraklarımıza girdiniz, cezalandırılacaksınız. ya mokok ya ölüm.
fransız hemen atlar ve "ben mokok'u seçiyorum der. bunun üzerine iri yarı bir yerli fransızı domaltır ve siter bırakır. fransız kurtulur.
bizim temel sitilmekten ise şerefimle ölürüm der ve ölümü seçer.
bunun üzerine reis:
"o halde ölene kadar mokok" der....
Günün Fıkraları
ineğimi arka tampona baglarız olur biter. ineğim arkada diye yavaş sürmeyin... Çok hızlı koşar...
Otomobil sahibi gazladı arabayı. Hayretle ineğin dört nala arkadan geldiğini gördü. Biraz daha hızlandırdı. Bir ara dikiz aynasından bakınca ineğin dilinin dışarı çıkmış olduğunu gördü.
Köylüye: ineğiniz nihayet pes etti, dedi, dili dışarda...
Hangi tarafta?
Solda...
Köylü alaylı alaylı güldü.
Sizi sollayacak da, yol istiyor.
Adres
Meleklerden biri öbür dünyada bir Kayserili bir Yahudiyi karşısına çağırarak:
Bakın demiş, buradaki davranışlarınız çok hoşumuza gitti, sizi tekrar dünyaya gönderecegiz.Hatta size bir de dilekte bulunma hakkını tanıyoruz. Ne istiyorsunuz, söyleyin bakalım?
Yahudi hemen atılmış:
Bana bol para ihsan edin.
Melek:
Tamam demiş. Sen ne istiyorsun?
Kayserili cevap vermiş:
Ben miş Bir şey istemem. Sadece şu arkadaşın adresini verin yeter.
iki arkadaş, yürüye yürüye, işten eve dönüyor. Biri anlatıp duruyordu.
Benim karım çok iyidir. Akşam eve dönünce terliklerimi ayağıma verir, pipom dolu olur, kahvem ve mutfakta bir tencere sıcak suyum hazırdır.
Hepsi iyi de o sıcak su ne oluyor?
Valla ben soğuk suyla bulaşık yıkamayı pek sevmem de.
Sürücünün biri sapsarı bir yüzle jandarma karakolundan içeri girer:
Bu memlekette siyah inekler var mı?
Hayır
Ya siyah atlar?
Hayır
Öyleyse iri siyah köpekler?
Hayır
O zaman rahibi ezdim.
Deli, eğilmiş, akıl hastanesinin havuzundan su içiyordu. Bir, iki yudum aldıktan sonra, ayağa kalktı, yüzünü buruşturdu, agzındaki suyu tükürdü. Oradan geçmekte olan başka bir deli, yanına gelip kaygı ile sordu:
Hayrola, ne oldu?
Hiç diye yanıt verdi birinci deli... Havuza iki şeker atmıştım. Ama su yine de tatsızdı...
ikinci deli güldü:
Tabii, tatsız olur ya... Suyu karıştırmadın ki...
Otomobil sahibi gazladı arabayı. Hayretle ineğin dört nala arkadan geldiğini gördü. Biraz daha hızlandırdı. Bir ara dikiz aynasından bakınca ineğin dilinin dışarı çıkmış olduğunu gördü.
Köylüye: ineğiniz nihayet pes etti, dedi, dili dışarda...
Hangi tarafta?
Solda...
Köylü alaylı alaylı güldü.
Sizi sollayacak da, yol istiyor.
Adres
Meleklerden biri öbür dünyada bir Kayserili bir Yahudiyi karşısına çağırarak:
Bakın demiş, buradaki davranışlarınız çok hoşumuza gitti, sizi tekrar dünyaya gönderecegiz.Hatta size bir de dilekte bulunma hakkını tanıyoruz. Ne istiyorsunuz, söyleyin bakalım?
Yahudi hemen atılmış:
Bana bol para ihsan edin.
Melek:
Tamam demiş. Sen ne istiyorsun?
Kayserili cevap vermiş:
Ben miş Bir şey istemem. Sadece şu arkadaşın adresini verin yeter.
iki arkadaş, yürüye yürüye, işten eve dönüyor. Biri anlatıp duruyordu.
Benim karım çok iyidir. Akşam eve dönünce terliklerimi ayağıma verir, pipom dolu olur, kahvem ve mutfakta bir tencere sıcak suyum hazırdır.
Hepsi iyi de o sıcak su ne oluyor?
Valla ben soğuk suyla bulaşık yıkamayı pek sevmem de.
Sürücünün biri sapsarı bir yüzle jandarma karakolundan içeri girer:
Bu memlekette siyah inekler var mı?
Hayır
Ya siyah atlar?
Hayır
Öyleyse iri siyah köpekler?
Hayır
O zaman rahibi ezdim.
Deli, eğilmiş, akıl hastanesinin havuzundan su içiyordu. Bir, iki yudum aldıktan sonra, ayağa kalktı, yüzünü buruşturdu, agzındaki suyu tükürdü. Oradan geçmekte olan başka bir deli, yanına gelip kaygı ile sordu:
Hayrola, ne oldu?
Hiç diye yanıt verdi birinci deli... Havuza iki şeker atmıştım. Ama su yine de tatsızdı...
ikinci deli güldü:
Tabii, tatsız olur ya... Suyu karıştırmadın ki...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)