10 Ağustos 2007 Cuma

Günün Fıkraları

ineğimi arka tampona baglarız olur biter. ineğim arkada diye yavaş sürmeyin... Çok hızlı koşar...
Otomobil sahibi gazladı arabayı. Hayretle ineğin dört nala arkadan geldiğini gördü. Biraz daha hızlandırdı. Bir ara dikiz aynasından bakınca ineğin dilinin dışarı çıkmış olduğunu gördü.
Köylüye: ineğiniz nihayet pes etti, dedi, dili dışarda...
Hangi tarafta?
Solda...
Köylü alaylı alaylı güldü.
Sizi sollayacak da, yol istiyor.

Adres
Meleklerden biri öbür dünyada bir Kayserili bir Yahudiyi karşısına çağırarak:
Bakın demiş, buradaki davranışlarınız çok hoşumuza gitti, sizi tekrar dünyaya gönderecegiz.Hatta size bir de dilekte bulunma hakkını tanıyoruz. Ne istiyorsunuz, söyleyin bakalım?
Yahudi hemen atılmış:
Bana bol para ihsan edin.
Melek:
Tamam demiş. Sen ne istiyorsun?
Kayserili cevap vermiş:
Ben miş Bir şey istemem. Sadece şu arkadaşın adresini verin yeter.

iki arkadaş, yürüye yürüye, işten eve dönüyor. Biri anlatıp duruyordu.
Benim karım çok iyidir. Akşam eve dönünce terliklerimi ayağıma verir, pipom dolu olur, kahvem ve mutfakta bir tencere sıcak suyum hazırdır.
Hepsi iyi de o sıcak su ne oluyor?
Valla ben soğuk suyla bulaşık yıkamayı pek sevmem de.

Sürücünün biri sapsarı bir yüzle jandarma karakolundan içeri girer:
Bu memlekette siyah inekler var mı?
Hayır
Ya siyah atlar?
Hayır
Öyleyse iri siyah köpekler?
Hayır
O zaman rahibi ezdim.

Deli, eğilmiş, akıl hastanesinin havuzundan su içiyordu. Bir, iki yudum aldıktan sonra, ayağa kalktı, yüzünü buruşturdu, agzındaki suyu tükürdü. Oradan geçmekte olan başka bir deli, yanına gelip kaygı ile sordu:
Hayrola, ne oldu?
Hiç diye yanıt verdi birinci deli... Havuza iki şeker atmıştım. Ama su yine de tatsızdı...
ikinci deli güldü:
Tabii, tatsız olur ya... Suyu karıştırmadın ki...

Hiç yorum yok: