Bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar. Doktor ameliyat sonrası kadına:- Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız.Ancak iki kurşunu çıkaramadık. Bunlardan biri doğacak olan kız çocugunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş.Simdi çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vucütlarından atarlar Kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı.Aradan yıllar geçmiş.Kız çocuğu bir gün bahçede oynarken "Anne anne çabuk gel." diye bağırmış.Annesi telaş içinde "Ne oldu kizim" diye kosmus.- Bak anne vucudumdan bir demir parcasi cikti.Kadin sevinmis.- Telaslanma.Doktor amcan demisti.Bak kursunu vucudundan attin.Bundan birkac gun sonra bu kez erkek cocuk bagirmis.- Anne anne cabuk gel. Kadin yine telasla kosmus.- Ne oldu oglum?
- Anne, masturbasyon yaparken kediyi vurdum.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Adamin biri arabaya binip orman yoluna girer. Ileride birisi onun el hareketi ile durmasini ister. Adam arabasiyla yaklastigi zaman bakarki adam tepeden tirnaga kirmizi giyinmis, arabasinin camini hafif aralayip hayirdir arkadas ne istiyorsun? diye sorar. Kirmizili adam derki; Beyefendi ben bu ormanin kirmizili ibnesiyim, uzun zamandir agzima bir lokma almadim bana yiyecek birseyler verirmisiniz? Adam hafif bir tebessumle yanindaki sandavici kirmizili adama uzatir ve iyi aksamlar diyerek oradan ayrilir. Az ilerde göl yolu vardir. Oradan da bir kisi el isaretiyle onun durmasini ister. Adam tekrar cami aralayarak bakarki bu da tepeden tirnaga sari giyinmis ve sorar hayirdir arkadas sarili adam aynen soyle der: Beyefendi ben bu golun sarili ibnesiyim. Yaninizda icecek bir suyunuz varsa verirmisiniz. Adam yanindaki kutu kolayi uzatarak hafif bir tebessumle iyi aksamlar der ve yoluna devam eder.Daha sonra asfalt yoluna cikar. Hizla ilerlerken yine yolun kenarinda el isareti yapan bir sahis gorur.Yaklastigi zaman bakarki bu da tepeden tirnaga mavi giyinmis. Bu sefer adamin tepesi atar, arabayi durdurur, el frenini ceker, hizla disari cikar ve aynen soyle der: Soyle bakalim asfaltin mavili ibnesi sen ne istiyorsun.??!!
Adam:"Ehliyet ruhsat lutfen"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Kirmizi baslikli kiz bir gun ormanda kolunda bir sepet ve sepette de kurabiyeler , babaannesine gidiyormus.Tam ormanin icinde ilerlerken birden bir bakmis , az ilerde calilarin arasindan bir kuyruk gorunuyor. "Kurt , kurt gordum seni cik disari sobe sobe " demis. Bunun uzerine calilarda bir kipirdanma olmus ve bir kurt surati asik bir sekilde soylene soylene cikmis calilardan ve kosmus gitmis. Neyse, kirmizi baslikli kiz yine ilerlemeye devam etmis. Az sonra , o da ne ilerde calilarin arasinda bu defa bir kulak !? "Kurt kurt yine gordum seni cik disari cik disari hehheee" demis. Kurt yine soylene soylene cikmis, basmis gitmis. Kiz yine ilerlemeye devam etmis, az ilerde yine caliliklar ama bu defa calilarin arasindan bir burun. "Kurt kurt bu defa da gordum cik disari cik disari gordum seni gordum gordum" deyince calilarin arasindan kurt uzatmis kafasini surat bes karis kirmizi baslikli kiza donmus "Kirmizi baslikli kiz , sen nereye gidiyorsun allah askina?" demis. "Babaanneme kurt, ona kurabiye goturuyorum" demis kiz.
Kurttan cevap gelmis : "Sittir ol git de rahat rahat bi sicalim yaw!"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Herifin biri doktora gitmis, doktor demis, benim seyim acayip uzun, 25 inch kadar. Yani naapsam olmuyo, derdime bir care demis. Doktor valla kardes, ben buna bisey yapamam ama bizim mahallenin bi buyucusu var, istersen seni oraya gonderiim demis. Herif naapsin, tamam abi, buyuksun, oyle olsun filan demis, buyucuye gitmis. Buyucu herifin durumuna bakmis bakmis, olm demis sen en iyisi git ormanda bi cesmenin basinda oturan sihirli kurbagayi bul, ona evlenme teklif et, kurbaga teklifini her reddedisinde 5 inc kisalirsin. Herif hemen hoplaya ziplaya girmis ormana, bakmis bi cesme bi de soz konusu kurbaga... Hemen kurbaganin yanina seyirtmis. Ooo kurbaga, cillop gibiymisin yavrum filan demis ama kurbagada tik yok (buralari ben ekliyorum. ehuhehue) Yaw senin baska arkadasin yok mu, getir grup takilalim filan gibi laf atmis, kurbagada yine ses yok. Hehuehuheh.. neyse devam ediim ben, kurbaga kardes selam demis herif, benimle evlenir misin? Kurbaga soyle bir suzmus bizimkini bastan asagi, HAYIR demis. Allaaaahhh, herif bi bakmis, seyi 5 inc kisalmis. Abi super olay yaaa!! filan gibi geyik yapmis kendi kendine. Dur lam demis, sunu bi daha yapiim. Kurbaga kardes demis, benimle evlenir misin? Kurbaga hic tinmamis, yine HAYIR demis. Anam, bi 5 inc daha gitmis. Adam havalara zipliyor. Valla isi bulduk demis adam kendi kendine. Yaw iyi hos da 15 inc yine de fazla, halbuki 10 inc olsa hem ben hosnut kalirim hem de tum hanimlara uyar demis. Kurbagaya tekrar sormus: Kurbaga kardes, benimle evlenir misin?? Kurbaga gozlerini soyle bir belertip adama bakmis. Yaw kardesim demis, sen laftan anlamaz misin? HAYIR HAYIR HAYIR!!!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir adamla karisi hayvanat bahcesini gezerken ciftlik hayvanlarinin bulundugu bolume gelmisler. Icinde bir boganin bulundugu bir citin onunde durmuslar.Citin uzerinde soyle bir yazi varmis."Bu boga gecen sene tam 50 kez ciftlesti.!" Kadin kocasina doner.. "Sanirim bu bogadan ogrenecek bir seylerin olmali." Adam suratini eksitir ve yurumeye devam ederler. Bir baska boga ve soyle bir yazi.. "Bu boga gecen sene 100 kez ciftlesti.!" Artik hangi sapik yaziyorsa bu yazilari.. Kadin tekrar kocasina doner.. "Amanin.. ayda 7 kereden fazla ..deminkini bosver ama bu bogayi ornek almalisin bence.." Adam homurdanir devam ederler.. Yine bir boga yine bir yazi.. "Bu boga gecen sene 365 kez ciftlesti.!!" Kadin.. "Cuss...gunde bir kez!!....Oh..Sanirim bu bogayi idol olarak almalisin kendine..!" Adam artik dayanamaz.... "Olur hayatim yanliz bir sor bakalim, arkadas hep ayni inekle mi ciftlesmis?"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ile Idris cok eskiden bi yolculuga cikmislar. Temel'in arkasinda saz, Idris'in sirtinda azik, Asya'yi gecip, Amerika'ya gelmisler. Burda dolasirken birden etraflarini kizilderililer sarmis. Napicaz derken Temel: "Ben sazimi cikartip caliim, bunlar boyle bi sey gormemislerdir." diyip baslamis saz calmaya. Temel'in saz calisini duyan butun kizilderililer son hizla kacmis. Bunun uzerine Idris "Buraya bi tek saz yetti, buranin adi TekSaz olsun" demis. Gene yola koyulmuslar... Bi gun yine kizilderiler etraflarini sarmis. Temel gene ayni taktik saz calmis. Sazi duyan yerliler iyicene sinirlip uzerlerine yurumeye baslamis Temel ile Idrisin. Bunun uzerine Idris'de guzel bi gaz cikartmis.
Kokuya dayanamayan kizilderilerin hepsi vinn.. Temel "Buranin adi da Laz VeGaz olsun bari" demis. Dolasmaya devam ederlerken gene kizilderililer saldirmis. Temel baslamis saza ama sazi duyan kizilderililer cok sinirlenip almislar sazi Temelin munasip yerine monte etmisler ve gitmisler. Bunun uzerine Idris "Buranin adi da ArkanSaz olsun Temel." demis...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
- What does a german woman say when she's making love?
- Ohh,ja,ja schoen,schneller schneller...
- What does an english woman say when she' making love?
- Ohh,yess,harder harder yess ...
- What does a turkish woman say when she's making love?
- Huseyin, tavanin badanaya ihtiyaci var galiba...
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Japon, New York ta bir bara girip oturur. Sol avucunu acip sag eliyle avucunun icine telefon tuslar gibi yapar sonra sol elini kulagina getirip konusmaya baslar. Barmen meraklanip yanina gelir. "Ne yapiyorsun sen? diye sorar. Japon, "Japonyada yeni bulus. Artik cep telefonu kullanmak yok. El telefonu var diyerek elini acar gosterir. Avucunun tam ortasinda ufak bir hoparlor monte edilmistir.
Barmen, "Inanmiyorum.
Boyle bir sey olamaz. Japon, "Gostereyim. Bana bir telefon numarasini soyle, cevireyim. Barmen numarayi soyledikten sonra, Japon yine avucunun icini tuslayip elini kulagina getirir. Biraz bekledikten sonra elini barmene uzatir "Konusabilirsin der. Barmen Japon un elini kulagina getirerek "Alo? sesi duyar sonra "Joe? Sen misin?... Ya inanmiyacaksin ama su anda seninle bir Japon un elinden konusuyorum...
Hayir sarhos filan degilim.... Neyse sonra anlatirim. Haydi hoscakal deyip Japon un elini birakir. Hayretler icinde, - "Harika bir sey bu!
Pahali midir? Japon, "Biraz ama deger der sonra ickisini ismarlar. Ama ickisini yudumlarken birden bire dikiliverip "Afedersin tuvalet ne tarafta? sorar. Barmen yolunu gosterir. Japon kalkip gosterilen kapidan girer. 5 dakika gecer ama Japon donmez. 10 dakika gecer... Barmen merak etmeye baslar. 20 dakika gectikten sonra barmen "Basina kotu bir sey mi geldi diyerek tuvalete girer ve... Japon u yerde gorur. Pantalonu dizlere kadar indirilmis secdeye durur gibi yere egiliyor. Kicinda bir rulo tuvalet kagidi var.
Barmen: "Aman Tanrim! Sana ne oldu boyle? Saldiriya mi ugradin? Yaralandin mi? Japon: "Hayir. Ben iyiyim. Japonyadan uzun bir faks aliyorum, o kadar.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Serçe kış günü karda, fırtınada yuvasından düşmüş, bir kenarda tir tir titriyormuş. O sırada yoldan geçen bir manda başka yer kalmamış gibi, gelmiş serçenin üzerine pislemiş... Serçe mandanın arkasından kızıp, bağırıp, çağırmış ama nafile... Ama bir süre sonra, mandanın pisliğinin sıcağı, hoşuna gitmiş, ısınmış, başlamış cik cik ötmeye! Serçenin sesini duyan kedi koşup gelmiş: "Gel serçe kardeş, böyle günde düşmanlık kalmaz, ver kanadını, seni çekeyim." Serçe kanadını uzatmış, kedi pençesiyle çekip almış, sonra da yemiş...
Kıssadan hisse...
* Üzerinize pisleyen herkesi düşman sanmayın!
* Sizi pislikten kurtaran herkesi de dost!
* Eğer gırtlağınıza kadar da pisliğe gömülmüşseniz, çenenizi tutmayı bilin!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Amerikalı, bir İngiliz ile bir Avustralyalı New York'ta gezerken bir ara kendilerini World Trade Center (Dünya Ticaret Merkezi)'nin terasında bulurlar. Amerikalı (ev sahibi ya): "Efem burası dünyanın en yüksek binası olup, şu kadar katı vardır. Ayrıca binanın etrafındaki
hava akımları öyle şiddetli ki eğer buradan atlarsan rüzgar seni tekrar aynı noktaya getirir."
İngiliz: "Buna inanamıyorum. Böyle bir şey olamaz" deyince; Amerikalı: "Bakın öylese" deyip kendini aşağıya koyuveriyor.... Düşer... düşer... düşer... ama birden bire yükselmeye başlar.
.. Yükselir... yükselir... ve gerçekten DTM çatısına tekrar döner! İngiliz bundan çok hoşlanır: "Ben de yapacağım" deyince; Amerikalı: "Buyrun" der. İngiliz kendini aşağıya koyuverir... Düşer... düşer... düşer.. Ta ki 5. caddeye ulaşıncaya kadar. "GÜM" Olanları izleyen Avustralyalı Amerikalıya dönüp: "Bu oyun sıktı artık Süperman!"
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar.
Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor. Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK!
Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar.
Genc eleman:
- Giderim, ama bir sartim var., der ve ekler.
- Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak.
Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil geger.
Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir. olmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz.
Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?, der. Digerleri de kiramaz ve:
- Elbette! , diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- Gitmiyorum iste, gitmiyorum!
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Eskiden bir fakir derviş, bir şeyhin tekkesine kapılanmış. Gel zaman git zaman şeyhle araları açılmış. Şeyh fakir dervişi kovmuş. Dervişin gideceği yer uzak olduğundan, hiç olmazsa kendisine bir eşek vermesi icin şeyh hazretlerine yalvarmış. Şeyh dervişin son arzusunu yerine getirip, bir eşek vermiş. Eşeğe binen derviş, cıkmış yola... Tam yolun yarısında, eşek nalları dikmiş...
Zavalli derviş, göz yaşları arasında eşeğini gömüp, mezarının başına oturmuş, hem ağlar hem "Ben bu yolu nasıl yaya gideceğim?" diye düşünürmüş. O sırada büyük, zengin bir kervan geçiyormuş.
Derviş'e "Ne ağlarsin" diye sormuşlar. Derviş eşeğinin öldüğünü söylemeye utanmış. Ah sormayın demiş, burada benim şeyhim, Hazreti Marsuvan yatıyor. Ona ağlıyorum. Hemen kervan yolcuları da mezarın başına oturup ağlamaya, Hazreti Mursuvan'ın ruhuna fatiha okumaya başlamışlar.
Dervişe bol para verip : Aman Hazreti Mursuvana yakışır bir türbe yap demişler.
Derviş mezarın etrafını duvarla çevirmiş, üstünü kapatmış. Derken ziyaretler başlamış, gün geçtikçe, bu ziyaretler arttıkça artmış. Gelen giden dervişe avuç dolusu para veriyormuş. Derviş türbeyi büyütmüş. Bir büyük tekke, harem, selamlık, çeşmeler yaptırmış, rahat rahat yaşamaya başlamış. Gel zaman git zaman bir gün o civardan, dervisin eski seyhi geçiyormus. Yol üstünde bu büyük tekkeye uğrayınca, vaktiyle kovduğu eski dervişini tanımış. "Bu iş nasıl oldu?" diye sormuş. Derviş de başından geçenleri anlatınca Şeyh:
- " Aferin evlat, bizim tekkede yatan da Hazreti Marsuvanın babasıdır demiş.
-----------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- çok şiddetli bir şamar sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor. Genç kız düşünüyor; (Benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler..) Kızın annesi düşünüyor; (Helal benim kıza, öpüldü ama, hemen şamarı yapıştırdı..) Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim...) Asker gülümsüyor; (İntikamımı aldım daa. Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!) -----------------------------------------------------------------------------------------------
10 zenciye cin sormuş: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkınız var. 1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demiş, olmuş. 10. zenci tebessüm etmeye başlamış. 2. zenci de beyaz olmak istediğini söylemiş, olmuş. 10. zenci sırıtmaya başlamış. 3. zenci de beyaz olmuş dilediği dileğiyle... 10. zenci kıkırdamaya başlamış. 4. zencinin de isteği aynı... 10. zenci gülmeye devam... 5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yönünde isteğini kullanmış.
Sıra 10. zenciye gelmiş ama adam yerlerde... Gülmekten geberiyor.
Cin isteğini sormuş... Adam nefes almaya fırsat bulduğu bi ara isteğini garip bir böğürtü ile belirtmiş: HEPSİNİ ZENCİ YAP!
10 Ağustos 2007 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder